Ürün Kategorileri
- Sauna Kabinleri
- Sauna Sobaları
- Sauna Aksesuarları
- Türk Hamamı
- Havuzlar
- Buhar Banyoları
- Kar Çeşmesi
- Macera Duşları
- Kar Odası
- Tuz Odası
- Jakuzi
- Isıtmalı Taş Yatakları
Faydalı Bilgiler
Haberler

Hava Durumu / İstanbul

Hava Durumu / İstanbul
İSTANBUL - Arıkanlı Holding'in Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürüten duayen işadamlarından İbrahim Arıkan'ın, son kitabı 'Ya yenilenirsin, ya da yenilirsin' yayımlandı.
1971 yılında ticari hayata başlayan Arıkan, kitapta ekonominin temel kavramlarından, ülke ekonomilerine ve tarihteki ekonomi modellerine kadar geniş yelpazedeki deneyimlerini aktarıyor.
Kitabında son ekonomik krize de değinen Arıkan, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Dubai'ye ilişkin önemli bilgiler sunarken, Avrupa'nın zayıf halkası Yunanistan'a yönelik bir analize de yer veriyor.
Arıkan kitaptaki bir bölümde lale örneğiyle günümüzde yaşanan krize nasıl gelindiğini anlatıyor:
"16. yüzyılın başlarında Hollanda'da laleler kilo ile satılırdı. Hollandalı bir lale üreticisinin 8 lale soğanı için peşinat olarak 4 inek verdiği, teslimatta da (bir yıl sonra) 500 florin ödediği tarih kitaplarında yerini aldı. Lalenin saygınlık simgesi haline gelmesiyle lale tüketim çılgınlığına dönüştü. 1660'lardan sonra ülkede ekonomik sıkıntılar baş gösterdi. Laleler ucuzlamaya başladı. Böylece Hollanda'da Lale Devri sona erdi.
Osmanlı İmparatorluğu'nda 1718 ile 1730 yıllarındaki dönem Lale Devri olarak adlandırılır. Bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nda lale yetiştiriciliği ve lale kullanımı hızla yayılmaya başladı. Laleler ile süslü mekanlarda alem yapmak saray ve çevresinde her geçen gün yayılmaya başladı. Lale kullanımındaki artış her geçen gün lale fiyatlarını artırıyordu. III. Ahmet, 1722 yılının Eylül ayında yayımladığı fermanla çiçekçibaşının lalelere narh getirmesini emretti. Çiçekçibaşı da en değerli lalelerin en fazla 50 kuruştan satılabileceğini ilan etti. Bu ilan üzerine laleler karaborsaya düştü. Bir yandan devletin sorunları artmaya, öte yandan devletin iç ve dış otoritesi zayıflamaya başladı. Bunu fırsat bilen Patrona Halil, padişahtan, sadrazam ve beraberinde 37 kişinin kellesini istedi. Padişah III. Ahmet tahttan indirildi. Lale Devri de sona erdi.
Avrupa'da ve Osmanlı İmrapatorluğu'nda lale isimli bitkinin toplumda olması gerekenden daha farklı bir konuma getirildğiini görüyoruz. Lale hak etmediği bir değere yükseliyor. Lale yetiştiricileri ve de lale satıcıları, laleleri maliyetlerinin çok üstünde satmaya başlıyorlar. Bu yolla aşırı kâr elde ediyorlar. Bir süre sonra lalenin bir çiçek olduğu hatırlanıyor, fiyatlar normale dönüyor. Bu arada spekülatörler hak etmedikleri kadar para kazanıyorlar. Birileri de para kaybediyor.
Lale yerine araba, ev, hisse senedi koyabiliriz. Bir mal veya hizmeti değerinin çok üstünde alıp satmak, likidite bolluğu oluşturuyor. Likidite bolluğu da suni fiyat artışlarını tetikliyor. Böyle durumlarda finans kuruluşları devreye giriyor ve insanları daha çok para harcamaya zorluyor. Bu gelişmeler alışveriş çılgınlığına ve aşırı borçlanmaya dönüşüyor. Ürettiğinden çok tüketen ülkelerde ekonomik dengesizlikler başlıyor.
Son yıllarda yaşanan hızlı ekonomik büyüme ve likidite bolluğu bu yolla sağlandı. 2007 yılından itibaren para bolluğu azalmaya başladı. Bu azalma ile birlikte likiditenin bol olduğu, hızlı ve yüksek oranlarda ekonomik büyümenin yaşandığı bir dönem sona yaklaştı. Bir başka deyişle tüm dünya ekonomileri için Lale Devri sona erdi. Bugün yaşanan global ekonomik kriz ortaya çıktı."
Kaynak: ntvmsnbc.com